| ::TASAVVUF:: |
|
A.Geylani (K.S) buyuruyor Yazık sana! Halka doğruluk söylersin, ama işin yalan... Halka Allah'ın birliğinden dem vurursun; ama işin şirk... Halka, ihlâs ve sağlam işin yolunu gösterirsin; fakat sen, görsünler ve desinler diye işler tutarsın... Sen, bütün kötü işleri yaptığın halde halkı onlardan sakındırmaya kalkarsın. Şirk koşma. Halkı Hakk'a ortak etme. Mevlâ'ya gitmene halk perde olmasın. -"Ey oğul! Dünyalık karşılığında dînini satma, hükümdarların, devlet büyüklerinin, zenginlerin ve haram yiyicilerin metâları mukabilinde dinini satma. Dinini, dünyalık karşılığında sattığın zaman kalbin kararır. Nasıl kararmasın ki? Sen, dünyalık karşılığında dinini satmakla fânilere kulluk etmiş oluyorsun. Mümin dünyâda sıkıntı çeker. Fakat hiç şüphe yok ki, o bu sıkıntılar içinde de, darlıktan sonra huzur bulur, sükûn bulur, rahata kavuşur. Fakat sen, hemen rahata tâlib oluyorsun. Bilmiyor musun, dünyâda rahat edenler, hiçbir dine söz vermeyen dinsizler, kâfirlerdir. Çünkü müminin rahatı, Rabbine kavuşacağı günde olacaktır..." O, müritlerine şöyle nasihat ederdi: "Allahü Teâlâ, şeriatla dış âlemimizin düzenini, mârifetlede iç âlemimizin düzenini emreder. Her ikisinin birleşiminden ise, hakikat peyda olur." "Ey sûfi elbisesi giyen! Onu önce içine giy! Sonra nefsine... Sonra bedenine ... Zühdün ilki buradan başlar; yâni içten... dışa doğru süzülür. Dıştan içe pek geçmez... Bir insanın iç âlemi temiz olunca kalbi nurla dolar; oradan nefsine, duygularına, yemesine, içmesine ve diğer hâllerine de tesir eder." Kalbinde bin tanrı varken, yatarken dilinle: -"Allah, en büyüktür" demen neye yarar? "Merkep, kitaptan ne anlar? Yalnız yükünü taşır ve yorulur. Bir kimsenin ilmi çoğalınca, Allah'tan korkusu da çoğalmalıdır. Bilgi çoğaldıkça Hakk'a karşı, itaat ve ibâdet de artmalıdır." "Peygamberin rızâsını gözeterek işler yapınız. Kur'ân'a uyunuz. İşleri, onun emri dâhilinde yapmadıktan sonra, yapılan her iş boştur. Onunla amel etmedikten sonra, Allah kelâmı olduğunu kuru kuru iddia etmek neye yarar? Dâima iki yüzü olan, bir yüzünü bize, öbür yüzünü şahsî arzularına uyduran şahıstan bize ne hayır gelir? Sonra kendisi neye yarar?" "Peygamber aleyhisselâmın getirdiğine, yâni Kur'ân'a, sünnete devam et. Çünkü, bir kimse onları bırakırsa zındık olur. Ve İslâm bağından kendini salıverir. Yarın ahirette sıkıntı ve azabı hakeder. Ve dünyâda iken umulmadık sıkıntılara düşer. Ey kalbleri ölü olanlar!.. Ve ey sebepleri ilâh olarak kabul edenler ve etrafında toplanan kullara ve kuvvet sahiplerine tapanlar, siz ne hâl olacaksınız? Ağalara ve sultânlara ibâdet edenler, sonunuzu düşününüz. Onlar hiç bir yönü bilmezler; onları bırakıp Allah'a dönün. Kârı ve zararı Allah'tan bilmeyen O'na kulluk edemez. Herhangi bir şeyi kimden görmekte isen onun kulu olursun. Yazık sana! Halka doğruluk söylersin, ama işin yalan... Halka Allah'ın birliğinden dem vurursun; ama işin şirk... Halka, ihlâs ve sağlam işin yolunu gösterirsin; fakat sen, görsünler ve desinler diye işler tutarsın... Sen, bütün kötü işleri yaptığın halde halkı onlardan sakındırmaya kalkarsın. Şirk koşma. Halkı Hakk'a ortak etme. Mevlâ'ya gitmene halk perde olmasın. |
|
MUSLUMANLAR.COM © 2004 |
|
|