|
KIRK DOKUZUNCU BÖLÜM
NAMAZ KILMAYANIN CEZASI
Ulu Allâh (C.C.) cehennemliklerden haber vererek
söyle buyuruyor:
"Sizi cehenneme sürükleyen sebeb nedir? Derler
ki, «Biz namaz kilanlardan degildik, yoksullara
yemek vermezdik, batila dalanlar ile birlikte
biz de dalardik."
(Müdessir Sûre-i Celilesi; 42-45)
Ahmed Ibni Hambel'in (R.A.) rivayet ettigine
göre Peygamberimiz (S.A.S) buyuruyor ki:
«— Kul ile küfür arasinda namazi terketmek
vardir.»
Müslim'in rivayetine göre "Kulla sirk arasinda
yahut kulla küfür arasinda namazi kilmamak
vardir." Buyurmustur.
Ebû Dâvûd ve Neseî'nin rivayeti de söyledir:
«— Kul iLe küfür arasinda sadece namaz kilmamak
vardir.»
Ayni hadisi Tirmizî söyle rivayet ediyor: «—
Küfür ile iman arasinda namaz kilmamak vardir.»
Ibni MAce'nin rivayeti de söyledir: «— Kul ILe
küfür arasinda namaz kilmamak vardir.» Bu hadis
sahihtir, nitekim Tirmizî ile baskalari onu
rivayet etmistir.
Peygamberimiz (S.A.S) buyuruyor ki:
«— Onlar ile aramizdaki sözlesmenin temeli
namazdir, namaz kilmayan kâfir olur.»
Taberanî'nin zararsiz bir isnatla rivayetine
göre: Peygamberimiz (S.A.S) buyuruyor ki:
"Kim kasden namaz kilmazsa açikça kâfir olur."
ELLI SEKIZINCI BÖLÜM:
DÜNYÂYA ALDANMAK
Dünyanin bütün gelismeleri hosa giden ve
arzulanmayan durumlar olmak üzere ikiye ayrilir.
Bu gelis, bütün yeryüzü halki hesabina elverisli
olmaz, hâkim olan Allah (C.C)'in hükmü uyarinca
çesitli mahiyetler kazanirlar.
Ulu Allâh (C.C.) buyuruyor ki:
«— Rabb'în dileseydi, bütün insanlari tek bir
ümmet yapardi. Rabbi´nin rahmet ettikleri hariç,
onlar farkli olmakta devam ederler. Rabb'inin
«cehennemi cinlerden ve insanlardan doldururum»
hükmü kesinlesti.
(Hûd - 118—119.)
Bir tefsir âlimine göre âyetteki «farklilik»
varlik açisindandir ve insanlarin fakir ve
zengin olmak üzere birbirinden farkli durumda
olmalari belirtilmektedir.
Buna göre dünyanin elverisli gelismelerine
muhatap olanlar ve Allah (C.C)'in imkân tanidigi
kimseler bu durumu sükür ile karsilayarak Allah
(C.C)'a çesitli iyi ameller ile karsilik
vermeleri ve dünyaya oldanmamalari gerekir.
Böyle bir tutum, beklenmedik felâketlere karsi
koruyucudur.
Bu husûsda Allah (C.C)'in âyeti yeterli bir
uyaricidir:
«— Ey insanlar, hiç süphesiz, Allah'in vâ'di
kesindir. Buna göre sakin dünya hayati sizi
aldatmasin.»
(Fatir - 5}
Ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:
«Münafiklar mü'minlere «sizin ile birlikte
degilmiydik» diye seslenirler. Mü'minfer de
«evet, fakat siz kendinizi fitneye düsürerek hep
mü'minferin kötülügünü beklediniz. Islam
hakkinda süpheye düstünüz. Sizi nefsinizin
arzulari aldatti. Böylece Allah'in hükmü geldi,
ayartici seytan sizi Allah'in firsat vermesine
dayanarak aldatti.»
(Hadid - 14)
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Akli basinda kimselerinn uykusu ve orucsuz
hali ne güzeldir. Ahmaklarin uyanik katil ibadet
etmelerine ve çalismalarinda niçin gözleri
kalsin? Allah korkusu ve kesin iman tasiyanin
bir zerre kadarlik iyiligi, aldanmislarin
yeryüzü dolusu iyiliginden daha üstündür.»
Peygamber'imiz (S.A.S) buyuruyor ki:
«— Akilli kimse nefsini hor görüp ölümden
sonrasi için amel isleyen kimsedir. Aptal da
nefsinin azgin arzularina kapilan ve Allâh
(C.C)'dan uzun vaden hayallerinin
gerçeklesmesini dileyendir.»
Bir sâir söyle der:
«Hosuma giden bir gelismeye karsi dünyayi
övenler
Ömrüm hakki için, çok geçmeden onu
kinayacaklardir.
O arka Gönöügü zaman insan için hasret
konusudur.
Dönüp geldiginde ise sikintilar artar.»
Baska bir sâir de söyle der:
«Allah'a yemin ederim ki, dünya bastanbasa
Bize kalsa ve rizki da bol bol gelse,
Serefli bû insânin ona boyun egmesi yerinde
degildir.
Nasil yerindide olsun ki, o yarin bozulub
gidecek bir meta'dir.»
ibni Besam der ki:
«Adi bâtsin, dünyanin ve onun günlerinin!
Cünki o üzüntü için yaratilmistir.
Sikintilar bir ân bile bitmez.
Ne kirallar ve ne de idare edilenler hesabina.
Sasarim ona ve onun gerçekçiligine!
Ki o insanlara düsman oldugu halde herkes ona
âsik!»
Diger bir sâir de der ki:
«Dünya der ki: Zamani söyle görüyorum
Alçaklara öncelikle rizik veriyor
Seref ve fazileti olanlara karsi elini sikiyor.
Ona dedim ki: Sözün özünü benden al.
O kazanci haramda gördü.
Bu yüzden pisi pisine bol bol verdi.»
Diger bir sâir de öer ki:
«Sor günleri Kisra'ya
Kayzer'e saraylara ve saraylilara ne yapmislar
Onlarin hepsini ayriliga sürüklemedi mi?
Ne akilliyi ve ne de akilsizi birakmaksizin!»
Anlatildigina göre bîr Bedevi bir kabileye
misafir olur. Ona yemek verirler, yemekten sonra
kabilenin çadirinin gölgesinde uykuya yatar,
uyurken çadiri sökerler, günes basina vurunca
uyanarak yola koyulur, yürürken der ki:
«— Hey, gidi hey! basina çektigin bir gölgeye
benzer
Günün birinde bu gölgenin kaybolmasi
kaçinilmazdir.»
Diger bir sâir de söyle der:
Hey gidi hey! Dünya atlinin ögle sonu uykusu
için indigi bir konaktir.
Orada dinlenme ihtiyacini giderir ve sonra
göçer.»
Ehli hikmetten biri arkadasina der ki. «Dua eden
sana isittirdi isteyen de senden özür diledi.
Fakat yardima en muhtaç olanlar kesin imanini
kaybedenler ve amelden uzak kalanlardir.»
Ibni Mes'ûd (R.A.) der ki, «Ilim nâmina Allah
(C.C) korkusu kâfidir. Câhil nâmina da, «Allâh
(C.C)'in affina aldanmak kâfidir.»
Peygcmber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Dünyayi seven ve ondan hosnut olanin
kalbinden Âhiret Korkusu çikar.»
Ehli hikmetten biri der ki. «Kul, elde edemedigi
dünyaliklara karsi duydugu üzüntüden dolayi
hesaba çekilir. Ele geçirdigi dünyaliklara karsi
duydugu sevinçten dolayi da hesaba çekilir.»
ilk muslumanlar sizin haramlardan
kaçindiginizdan daha siddetle helâllerden uzak
dururlardi. Sizin gözünüzle önemi olmayan bir
çok seyler onlarca mahvedici tehlikeler olarak
kabul edilirdi. Halife Ömer Ibni Ab-dülaziz
{R.A.)sik sik su beyitleri misâl olarak
getirirdi.
Bu beyitler Sâir Misar - Ibni Keddam.a aittir:
«Ey aldanmis! Gündüzün vurdumduymazlik ve
uykudur.
Gecen de uykudur, mahvolman kaçinilmazdir.
Sen ki gelip geçici olanlar oyalaniyorsun,
hayallerle seviniyorsun.
Rüya gören kimsenin, uykuda asilsiz tatlarla
oyalandigi gibi.»
Dünyadaki bu oyalanisin yüzünden hoslanmadigin
bir âkibet ile karsilasacaksin.
Hayvanlarin dünyadaki hayati böyledir.»
|