|
ELLI IKINCI BÖLÜM
GÜNAHTAN SAKINMANIN FAZILETI HAKKINDA
Bilesin ki, günah islemekten insani meneden en
büyük engel Allah (C.C) korkusu. O'nun adalet ve
intikamindan çekinmek. O'nun cezasindan gazab ve
azabindan sakinmaktir.
Nitekim Ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:
"Allah'in emrine aykiri davrananlar bir fitneye
yakalanmaktan veya aci bir azaba çarpilmaktan
korunuversinler."
Anlatildigina göre Peygamber (S.A.V)'imiz bir
gün ölüm döseginde yatan bir delikanliyi ziyaret
ederek ona:
«Kendini nasil hissediyorsun» diye sorar.
Delikanli Peygamber'imize: «Yâ Rasûlallah
(S.A.V), hem Allah (C.C)'a umut bagliyorum, hem
de günahlarimdan ötürü korkuyorum» diye cevap
verir. Bunun üzerine Peygamber'imiz (S.A.S.)
buyuruyor ki:
«— Böyle bir anda bu iki duygu kulun kalbinde
biraraya gelince Ulu Allah (C.C) mutlaka onu
umduguna kavusturur ve korktugundan korur.»
Veheb Ibni Verde (rahimehullah) der ki, «Hz.Isa
(A.S) söyle diyordu:
"Cennet sevgisi ile cehennem korkusu belâlara
katlanmayi saglar, kulu dünyanin nazlarindan,
azgin isteklerinden ve kötülüklerinden uzak
tutar."
Hasan-ül Basrî (rahimehullah) dan rivayet
olunduguna göre, «Vallahi, sizden önce öyleleri
gelip geçti ki, onlar günahi gözlerinde büyük
gördükleri için cakiltaslari sayisinca fakirlere
altin dagitsalar yine de kurtulamayacaklarindan
korkarlardi» demistir.
Peygamber'imiz (S.A.S) bir gün sahâbilere:
"Benim isittigimi siz de isitiyor musunuz?
«Gökyüzü hakli olarak üzerindeki yükün altinda
sikintidan büzülüp zangirdiyor Nefsimi kudret
elinde tutan Allah (C.C)'a yemin ederek
söytüyorum ki, gökyüzünün her dört parmaklik
yerinde Allah (C.C)'a ya secde eden, ya O'nun
için ayakta dikilen veya rükua varan bir melek
vardir."
"Benim bildiklerimi bilseniz, az güler, cok
aglar ve Allah (C.C)'in yakaya yapismasinin
çetinliginden, intikaminin aciligindan dolayi
yüksek daglara çikar, O'na yakarirdiniz. Üstelik
hic biriniz kurtulacak misiniz, yoksa
kurtulamayacak misiniz, bilmezsiniz."
Bekr Ibni Abdullah El'Muzinî (rahimehullah) der
ki:
«Gülerek günah isleyen kimse, aglayarak
cehenneme girer.»
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Kul, Allah (C.C)'in katindaki azabin tamamini
bilse, cehennem korkusu hiç bir an kalbinden
çikmaz.»
Buhari ve Müslim'in rivayetine göre:
«Sen (önce) en yakin hisimlarini ikaz et.»
(Suara Sûre-i Celilesi: 214) meâlindaki âyet
inince Peygamber (S.A.S.)'imiz ayaga kalkarak
Kureys kabilesi mensuplarina söyle seslendi:
"Ey Kureys'liler! Kendinizi Allah (C.C)'dan
satin alin. ben sizi Allah (C.C)'in hiç bir
hükmünden kurtaramam."
Ey Abdülmenaf ogullari, sizi Allah (C.C)'in hiç
bir hükmünden kurtaramam. Ey Allah (C.C)
Resül'ünün amcasi Ibni Abbas, seni Allah
(C.C)'in hiç bir hükmünden kurtaramam. Ey Allah
Resül'ünün halasi Safiye, seni Allah (C.C)'in
hiç bir hükmünden kurtaramam. Ey Muhammed'in
kizi Fatimâ, benden diledigin mali iste, fakat
seni Allah (C.C)'in hiç bir hükmünden
kurtaramam.»
Bir gün Hz. Ayse (R. Anha):
«O kimseler ki, Allah'a dönecekler diye kalbleri
ürpererek kendilerine verilenden verirler. Iste
onlar iyiliklere kosanlar ve bu alanda
birbirleri ile yarisanlardir.» (Mû'minun Sûre-i
Celilesi; 60-61) Mealindeki âyet hakkinda
Peygamber'imize {S.A.S.):
«Âyetin kasdettigi kimseler zina eden, çalan,
sarap içen ve bunlar ile birlikte Allah
(C.C)'dan korkan kimseler midir» diye sorar.
Peygamber {S.A.S.´imiz ona su cevabi verir:
«— Hayir Ebû Sekr'in kizi, hayir Siddik'in kizi!
Âyet namaz kilan, oruç tutan, sadaka veren ve
bunlara ragmen, «isledigi iyilikler, kabul
edildi mi, yoksa edilmedi mi» diye Allah
(C.C)'dan korkan kimseleri kasdetmektedir.»
Adamin biri Hasan-ül Basrî'ye (rahimehullah): «Yâ
Said, kalbimi nerede ise sevincinden uçuracak
sekilde bana ümid telkin edenlere karsi nasil
davranmami tavsiye edersin?» diye sorar. Hasan-ül
Basrî adama söyle cevap verir:
«Vallahi, sonradan güvene kavusmana ragmen, seni
korkutanlar ile düsüp kalkacagina, bastan sana
güven telkin ederek korkunç durumlar ile
karsilasmana yol açanlar ile düsüp kalkman senin
için daha hayirlidir.
Hz. Ömer (R.A.) sûikaste ugrayip sirtindan
hançerlendigi zaman ölmek üzere iken ogluna der
ki:
«Vay basima gelenlere! Çabuk yanagimi yere
degdir. Anasi olmiyan! Eger O (Allah (C.C)) bana
rahmet etmezse yazik bana. vay halime!»
Ibni Abbas (R. Anhuma) ona der ki: «Yâ
Emirülmü'minin, bu ne korku! Oysa ki Allah (C.C)
sana nice fetihler nasip etmis, nice sehirler
ele geçirmeye seni vasita kilmis, sana nice nice
basarilar göstermistir.»
Hz Ömer ona: «Kimseye zulmetmeden ve kimsenin
zulmüne ugramadan kurtulmak isterdim» der.
Hz. Ali'nin (KerremeUahu vechehü) torunu
Zeynelabidin'i (rahimehul-lah) her abdestten
sonra titreme nöbeti tutardi, kendisine sebebini
soranlara derdi ki:
«Yazik size, kimin huzuruna dikilip yakarmak
üzere oldugunu biliyor musunuz?»
Ahmed Ibni Hambel (rahimehuüah) der ki: «Allah
(C.C) korkusu beni yemekten, içmekten alikoyuyor.
Bunlari istahim cekmiyor.»
Buhari ile Müslim'in rivayetlerine göre
Peygamber'imiz (S.A.S.):
"Baska hiç bir gölgenin kalmayacagi Kiyamet Günü
Allah (C.C)'in Ars'inin gölgesi altina alacagi
yedi kimseden biri olarak «Tenhada Allah (C.C)'i
hatirlayip (yani O'nun azabini anip isledigi
emre aykiri günahlarin korkusu ile) göz
pinarlari yasaran kimseyi zikretmistir."
Ibni Abbas'in (R. Anhuma) rivayet ettigine göre
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Su iki göz cehennem yüzü görmez:
1) Gece yarisi Allah (C.C) korkusu He aglayan
göz.
2) Allah (C.C) yolunda geceyi nöbet tutarak
geçiren göz.»
Ebû Hüreyre (RA)'nin bir hadisinde,
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
"Kiyamet Günü su üçü hariç, bütün gözler
aglayacaktir:
1) Allah (C.C)'in haramlarina bakmaktan sakinan
göz.
2) Allah (C.C) yolunda nöbet tutarak uykusuz
sabahlayan göz.
3) Allah (C.C) korkusu ile sinek basi iriliginde
yaslar akstan göz."
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Sagilan süt nasil memeye geri dönmezse Allah
(C.C) korkusu ile aglayan göz de cehenneme
düsmez. Allah (C.C) yolunda savasanin vücuduna
konan toz ile cehennem atesinin dumani da
biraraya gelmez.»
Amr Ibn-ül As (R.A.) der ki:
«Allah (C.C) korkusu ile bir damla yas akitmak,
benim için bir dinar sadaka vermekten daha
sevimlidir.»
Avn ibni Abdullah (rahimehullah) der ki:
«Ögrendigime göre Allah (C.C) için aglayan
kimsenin göz yasi vücudunun neresine degse, ulu
Allah (C.C) orayi cehennem atesine haram kilar.»
Peygamber (S.A.V)'imiz Allah (C.C) korkusu ile
aglarken gögsünden kaynayan kazan gibi bir ses
duyulurdu.
Kindi (rahimehullah) der ki:
«Allah (C.C) korkusu ile aglarken dökülen göz
yaslarinin bir damlasi, denizler büyüklügündeki
cehennem atesini söndürür.»
Ibni Simak (rahimehullah) nefsini azarlayarak
der ki:
"Zâhidler gibi konusuyor, fakat münafiklar gibi
davraniyorsun. Sonra da cennete girmek
istiyorsun. Heyhat, heyhat. Cennet baskalari
içindir. Onlarin Amelleri bizim islediklerimiz
gibi degildir."
Süfyan-üs Sevrî (rahimehullah) der ki: «Cafer-us
Sadik'in yanina vardim ve ona dedim ki; «Ey
Allah (C.C)'in Resül (S.A.V)'ünün torunu, bana
bir tavsiyede bulun.» Bunun üzerine o bana dedi
ki;
«Ya Sufyan! Yalancida mertlik, kiskançta huzur,
tembelde dostluk ve kötü huyluda efendilik
olmaz.»
Ona: «Ey Rasûlallah (S.A.V)'in torunu, devam et»
dedim. Söyle dedi.
«Yâ Sufyan! Allah (C.C)'in haram kildiklarindan
kaçinirsan ibadet etmis olursun, Allah (C.C)'in
sana ayirdigi paya azi olursan müslüman olursun.
Insanlardan seninle neler konusmalarini
isliyorsan, sen de insanlara onlari söylersen,
mümin olursun. Günahkâr ile dostluk kurma ki,
sana kötülüklerini ögretmesin.
Yani: «Kisi arkadasinin dinindendir, o yüzden
herkes kimi arkadas edinecegine dikkat etsin»
seklindeki hadise uymalisin. Bir is yapmak
isteyince Allah (C.C)'dan korkanlara danis.»
Ben ona yine «Devam et, ey Allah (C.C) Resül
(s.A.V)'ünün torunu» dedim. O da sözlerine söyle
devam etti:
«Ya Sufyan kim soya dayanmayan asalet ve mevkie
dayanmayan nüfuz istiyorsa. Allah (C.C)'in
emrini kilmasin, günaha girmeksizin Allah
(C.C)'a ibadet etmeye yücelsin.»
Ona yine: «Devam et» deyince sunlari söyledi:
«Babam bana su üç noktayi titizlikle telkin
ederdi. Bana derdi ki; «Yavrum, kötü arkadasi
olanin basi dertten kurtulmaz. Kötü yerlere
girip çikan kinanir. Diline hâkim olmayan kimse,
pisman olur.»
Ibni Mübarek (R.A.) der ki:
«— Vübeyb Ibni Verd'e sordum: «Allah (C.C)'in
emrine zid hareket edenler ibadetten tad
alabilirler mi?.» Bana: «Hayir. Allah (C.C)'in
emrine zid hareket etmeyi kafasina koyanlar da
ibadetten tad bulamaz» diye cevap verdi.
imam Ebû Ferec Ibn-ül Cevzi (Rehimehullahu) der
ki:
"Allah (C.C) korkusu azgin nefsi arzulan yakan
bir atestir. Buna göre onun fazileti, yaktigi
azgin nefsî arzular ile günahtan uzaklastirma ve
ibadete tesvik etme derecesi ile ölçülür."
Allah (C.C) korkusu nasil fazilet olmaz ki, âyet
ve hadislerden ögrendigimize göre iffet; vera';
takva, cihad ve benzeri olan Allah (C.C)'a
yaklastirici faziletli ameller onun sayesinde
kazanilabilir.»
Nitekim ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:
«— Rabb'lerinden çekinen için hidayet ve rahmet
vardir.»
(A´raf Sûre-i Celilesi; 154)
Yine ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:
"Allah onlardan, onlar da Allah'dan razi
oldular. îste bu, Rabb'inden korkan içindir."
(Beyyine Sûre-i Celilesi; 8)
«— Allah'in huzuruna çikmaktan çekinenlere iki
kere cennet vardir. Gerçek mü'minseniz benden
korkun.»
(Rahman Sûre-i Celilesi; 209)
"Allah'dan korkanlar, yapilan nasihattan ders
alacaklardir."
(A´la Sûre-i Celilesi; 10)
«— Kullari arasinda Allah'dan yanliz âlimler
korkar.»
(Fâtir Sûre-i Celilesi; 28)
Ilmin faziletini bildiren âyet ve hadisler, ayni
zamanda Allah (C.C) korkusunun da faziletini
belirtmektedirler, çünkü Allah (C.C) korkusu
ilmin ürünüdür.
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
— Kulun vücudu Allah (C.C) korkusu ile ürperince
kuru agacin yaprak dökmesi gibi günahlarindan
siyrilir.»
Peygamber'imiz (S.A.S.) diyor ki:
"Allah söyle buyurur:
"izzetim hakki icin kulumda iki güveni, iki
korku ile yanyana getirmem; buna göre, dünyada
benden yana emin olanlari Ahirette korku ile
karsilastiririm. Dünyada benden korkan kimseleri
ahirette güvene kavustururum."
Ebu Süleyman-ud Darani (Rahimehullahi) der ki:
Allah (C.C) korkusu tasimayan kalb, harabedir.
Cünkü Ulu Allah (C.C):
"Gercekten Allah´in imtihanindan ancak agir
zarara ugrayanlar endiseye düsmezler."
buyurmustur. |