|
OTUZSEKIZINCI BÖLÜM
DÜNYA MALININ KÖTÜLÜGÜNÜ BEYAN
Ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:
«— Ey müminler! Sizi mallariniz ve çoluk -
çocugunuz Allah'i zikretmekten alakoymasin. Bunu
yapanlar yok mu? Iste asil hüsrana ugrayanlar
onlardir.»
(Münafikun Sûre-i Celilesi. 9)
Ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:
«— Mallariniz ve çoluk - çocugunuz sadece birer
fitnedir (imtihan vesilesidir) Büyük mükâfat ise
Allah'in katindadir.»
(Tegabun Sûre-i Celilesi. 15)
Demek ki, malini ve çoluk - çocugunu Allah (CC)
katinda kazanilacak olan "büyük mükâfatla tercih
edenler, aldanarak agir bir zarara
ugrayacaklardir."
Yine ulu Allah (C.C.) söyle buyurur.
«— Dünya hayatini ve onun zinetîni isteyenlere
islediklerinin karsiligi eksilmeksizin onlara
dünyada verilir. Bu kimselere Âhirette yalniz
cehennem vardir, dünyadaki basarilari
geçersizdir ve islemis olduklari ameller de bosa
çikmistir.»
(Hûs Sûresi Celilesi. 15—16)
Ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:
«— Gerçekten insanoglu, kendisini varlikli
görünce azar. Oysa ki, dönüs, kesinlik ile
Rabb'inedir.»
(Alâk Sûre-i Celilesi. 6—7)
Ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:
«— Çoklukla böbürlenmek sizi o derece saskinliga
sürükledi ki isi mezarliktan ziyaret etmeye
kadar vardirdiniz.»
(Tekasür Sure-i Celilesi. 1—2)
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Servet ve söhret düskünlügü, suyun baklayi
bitirmesi gibi kalb de münafiklik bitirir,
yetistirir.»
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
"Söhret, varlik ve mevki düskünlügünün müslüman
kimsenin dinine verdigi zarar, saliverilmis iki
azgin kurt bir koyun sürüsüne veremez."
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Çok mal sahipleri helak olacaktir. Yalniz
Allah (CC)'in kullari arasinda falana su kadar
filana su kadar verilsin diyenler müstesna.
Öyleleri de o kadar az ki!»
Peygamber (S.A.S.)'imize «ümmetinin en kötüleri
kimlerdir» diye sordular. Peygamber
(S.A.S.)'imiz de «zenginler» diye cevap buyurdu.
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyurdu ki:
"ilerde öyle bir kavim gelecek ki, dünyanin en
besleyici ve istah açici yîyeceklerini yerler,
en besili ve alimli bineklere binerler, en güzel
ve isveli kadinlari es edinirler, en güzel ve en
gösterisli elbiseleri giyerler, ne mideleri azla
doymak bitir ve ne de gözleri çoga doyar. Gece
gündüz isleri güçleri sirf dünya olur. Allah (CC)'i
birakip dünyaya taparlar sirf onun emirlerine
boyun egerler ve sadece nefis'erinin azgin
arzularina uyarlar."
Abdullah oglu Muhammed'în (A.S.V.) o günlere
erisenlere tavsiyesi. Böylelerine ne selâm
vennek, ne hastalarini ziyaret etmek, ne
cenazelerine gitmek ve ne de yaslilarina saygi
göstermektir. Söylediklerinin tersini yapanlar,
Islâmin yikilisina yardimci olmus olurlar.»
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyurdu ki:
"Dünyayi ona düskün olanlara birakin.
Ihtiyaçlarini karsilayacak kadarindan fazla
dünyalik elde edenler, farkinda olmadan kendi
felâketlerini hazirlamislardir."
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyurdu ki:
"Ademoglu «malim, malim» der durur. Oysa senin
yiyip tükettiginden, giyip eskittiginden ve
sadaka olarak verip ilerisi için ayirdigindan
baska ne malin var ki?!"
Adamin biri Peygamber (S.A.S.)imize: «Yâ
Rasûlallah, acaba neden ölümü sevmiyorum» diye
sordu. Peygamber'imiz de ona:
«malin var mi» diye sordu, adam «evet, var Yâ
Rasûlallah» diye cevap verdi. Bunun üzerine
Peygamber (S.A.S.)imiz adama söyle buyurdu:
«Malini önden gönder (hayir yolunda sarf et}
cünki müminin kalbi malina baglidir. Buna göre
eger onu önden gönderirse ölüp ona kavusmak
ister. Buna karsilik eger onu geride birakirsa
kendisi de dünyada kalip onunla birlikte olmak
ister.»
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Ademogulunun üç dostu vardir. Biri cani
çikincaya kadar onun ardindan gelir, ikincisi
mezara girinceye kadar takip eder, üçüncüsü ise
yeniden diriltilerek Allah (CC)'in huzuruna
varincaya kadar yaninda olur.
Ölünceye kadar yaninda kalan dostu malidir.
Mezara girinceye kadar yaninda kalan dostu
esidir. Yeniden diriltilerek Allah (CC)'in
huzuruna çikincaya kadar yanindan ayrilmayan
dostu da amelidir.»
Havariler Hz. Isa (A.S)'ya: «neden sen su
üzerinde yürüyebiliyorsun da biz yürüyemiyoruz»
diye sorarlar. Hz. Isâ (A.S)´da onlara: «dünyanin
ve paranin sizin nazarinizda yeri nedir» diye
sorar. Havariler: «bunlar bize göre güzel
seylerdir» diye cevap verirler. Hz. Isâ (A.S)
onlara: «oysa onlarin her ikisi de benim için
çamurdan farksizdir» der.
Selman-i Farisî Ebû Derdâ'ya (R. Anhuma) yazdigi
bir mektupda der ki, «Ey kardesim aman; dünyada
sükrünü ödemeyecek kadar mal biriktirmekten
sakin. Cünki ben Peygamber (S.A.S.)'imizin söyle
dedigini duymustum:
«— Dünyada Allah (CC)'in emirlerine uyan bir
kimse sirat köprüsünün basina getirilir, mali
önündedir. Mali önünde iken sirat köprüsüne
binmek isteyince mali ona «geç, çünki Allah (CC)'in
senin üzerindeki hakkini ödedin (sükrünü yerine
getirdin)» der.
Arkasindan dünyada Allah (CC)'in emirlerini
yerine getirmeyen biri sirat köprüsünün basina
getirilir, mali sirtindadir. Bu yükle sirat
köprüsüne binmeye kalkisinca sirtindaki mal
adama: «vay basina gelene? Allah (CC)'in bendeki
hakkini ödeseydin ya (sükür borcunu yerine
getirseydin ya)» der. Mal adama ayni sözleri
durmadan o kadar çok tekrarlar ki, adam sonunda
«vay basima gelenler, keske yok olsam da
kurtulsam» diye feryad eder.»
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Biri ölünce melekler «acaba Âhireti için
önceden ne gönderdi?» diye, insanlar da: «acaba
geriye ne birakti» diye sorarlar.»
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Çift çubuk edinmeyin sonra dünyayi
seversiniz.»
Rivayet edildigine göre Hz. Ebû Derda (R.A.) ya
bir adam sövmüs ve kötülük etmis o da söyle
beddua edermis:
«Allah'im! Bana kötülük edene saglik, uzun ömür
ve çok mal ver.»
Görüyorsun ki. Ebü Derda (R.A.) saglik ve uzun
ömre eslik eden mal çoklugunu belâlarin en
büyügü saymistir. Cünki böyle birini, malinin
azginliga sürüklemesi kaçinilmazdir.
Hz. Ali (K.V.) bir gün avucuna bir dirhem para
alarak ona söyle seslendi:
«Hiç süphesiz sen elimden çikmadan bana
yaramazsin.»
Rivayet edildigine göre halife Hz. Ömer (R.A.)
Peygamber (S.A.V)'imizin esi Hz. Zeyneb Binti
Câhs'a (R. Anha) bir gün hazine bagisi olarak
bir miktar dünyalik gönderir, Zeyneb «bu nedir»
diye sorar. Getirenler «Bunu sana Hz. Ömer
gönderdi» diye cevap verirler. Hz. Zeyneb «Allah
(CC) onun günahlarini afvetsin» diye Hz. Ömer'e
dua eder.
Arkasindan eski bir bas örtüsünü keserek bir
kese yapar, gelen dünyaligi akrabalarina,
yakinlarina ve onlarin yetimlerine bölüstürerek
keselere koyar ve sonra da ellerini kaldirarak
«Allah (CC)'im, bu seneden baska bir daha
Ömer'in bagisi bana ulasmasin» diye dua eder.
Nitekim Hz. Zeyneb Peygamber (S.A.V)'imizin
arkasindan ilk vefat eden esi olur.
Hasan-ül Basrî (r.a.): «Allah (CC)'a yemin
ederim ki, para sahibi olan Allah (CC) nazarinda
mutlaka itibarini kaybederler.»
Söylendigine göre seytan ilk basilan altin ve
gümüsü parayi görünce yerden kaldirarak önüne
koyar ve öper. Arkasindan da derki, «sana düskün
olan benim gerçek kölemdir.»
Sûmet Ibni Aclan (r.a.) der ki: «Para
münahiklarin yulandir, cehenneme onunla çekilip
götürülürler.»
Yahya Ibni Muaz (R.A.) der ki; «para akrep
gibidir. Eger ona muska yapmayi (idare etmeyi)
beceremiyeceksen ona hiç eli sürme. Cünki eger
seni isiracak olursa zehri seni öldürür.»
Yahya Ibni Muaz'a «Onun muskasi nedir?» diye
sorarlar. O da «onu helâl yollardan kazanarak
yerinde kullanmaktir» diye cevap verir.
Ala Ibni Ziyad (r.a.) der ki:«Dünya bütün
ihtisam ve alimi ile gözümün önüne dikildi, onu
görünce «Senin serrinden Allah (CC)'a siginirim»
dedim. Dile gelerek bana dedi ki:
«Eger Allah (CC) seni benden korusun istiyorsan
parayi sevme.»
Dünyanin bu cevabi cok dogrudur. Cünki para
dünyanin özü demektir. Neden dersen, para ile
dünyanin her seyi elde edilebilir. Buna göre
paradan uzak duranlar, dünyadan uzak durmus
olurlar.
Nitekim bir sâir, söyle der:
«Ben, dünyadan sakinmayi (vera'i) su paradan
buldum. Baskasinda buldum sanmayin.
Eger onu ele geçirmeyi becerdikten sonra
birakabilirsen.
Bil ki, senin tekvan, müslümana yarasan takvadir.
Baska bir sâir de ayni konuda söyle der:
"Seni adamin sirtinda gördügün yamali gömlek
yahut.
Bilek kemiginin üstünde kalmis (israf olmasin
diye kisa tutulmus) elbise veya
Alinda daha önce silinmis olan ibadet izi
aldatmasin
Ona parayi göster, Allah (CC) sevgisini ve
tekvasini anlarsin."
Rivayet edildigine göre. Emevî hanedanindan
Müselleme Ibni Abdül-melik ölmek üzere bulunan
halife Ömer Ibni Abdülâzizin yanina girerek ona:
Ey Emirel mü´minin «senden önceki emevî
halifelerinden hic birinin yapmadigini yaptin,
çoluk-çocugunun parasiz, pulsuz biraktin» dedi.
Halife'nin on üç tane çocugu vardi.
Ömer Ibni Abdülaziz, bu sitemi isitince beni
oturtun» dedi. Kendisini oturttuklari zaman sözü
Müsellem'in sitemine getirerek söyle dedi:
«— Çoluk - çocuguma para - pul birakmadigim
seklindeki sözleri» gelince ben ne onlarin
herhangi bir hakkina engel oldum ve ne de
kendilerine baskalarinin hakkini verdim. Benim
çocuklarim iki kisiden biridir. Ya Allah (CC)'in
emrine uygun yasarlar, o zaman Allah (CC) onlara
yeter. Çünki O, Iyilerin koruyucusudur.
Yahut Allah (CC)'in emirlerine karsi çikarlar. O
zaman da olup bitecek olanlar beni
ilgilendirmez.»
Rivayet edildigine göre. Muhammed Ibni Kâb-ül
Karazî'nin (r.a.) eline yüklü bir servet geçer,
ona: «eline geçen bu varligi çocuklarina miras
birakmak üzere saklasana!» derler. O da böyle
söyleyenlere su cevabi verir: «öyle yapacagima
bu varligi Allah (CC) katinda kendim için
biriktiririm, çocuklarimin rizkim ise Allah (CC)
ayirir.»
Söylendigine göre adamm biri bir gün Ebu
Abdurrabb'e {r.a.) gelerek: «Kardesim, kötülügü
yaninda götürüp çoluk - çocuguna saadet birakma»
der. Bunun üzerine Abdürrabib servetinin yüz bin
dirhemlik kismini sadaka olarak dagitir.
Yahya ibni Muaz (R.A.) der ki: «Ölüm sirasinda
insanin basina gelen mana ilgili su iki
musibetin esi ne duyulmus ve ne de duyulacaktir»
Dinleyenler ona «bu musibetler nelerdir» diye
sorarlar. O da: «malinin tamami elinden alinir,
buna ragmen hepsinden sorumlu tutulur» der.
|