|
ON IKINCI BÖLÜM
IBLIS VE AZABINI BEYAN
Ulu Allah (C.C.) söyle buyuruyor:
"Eger dönerlerse (Allah'in emrine uymaktan ve
Resul'ünün gösterdigi yoldan yüz çevirirlerse)
bilsinler ki. Allah kâfirleri sevmez (onlarin ne
tevbelerini kabul eder ve nede günahlarini
bagislar)"
(Al-i imran. 32)
Nitekim ulu Allah (C.C.) kendini büyük görüp
Allah (C.C.)'in ululugunu kabul etmedigi için
iblisin tevbesini kabul etmemistir. Buna
karsilik Hz.Adem (A.S)'e tevbe etmeyi ilham
etmesi ve tevbesini kabul etmesi, kendi dili ile
günahini itiraf etmesi, pismanlik duymasi ve
kendini suçlamasindan dolayidir.
Üstelik Hz. Adem'in (A.S.) isledigi kusur,
gerçek manada günah sayilmaz. Çünkü peygamberler
(Allah (C.C.)'in selâmi üzerlerine olsun)
masumdurlar alimler tarafindan kabul edilen
sahih görüse göre ne peygamber olmadan önce ve
ne de peygamberken günah islemezler, günaha
düsmekten korunmusturlar. Hz. Adem'in (A.S.)
kusuru, sadece görünüste günahtir Buna ragmen o
ve Havva, Allah (C.C.)'a söyle seslenmislerdir:
Kur'an-i Kerim´de ulu Allah (C.C.) bize onlarin
yakarisini söyle bildirmektedir:
"Ey Rabb'imiz! Biz kendi kendimize zulmettik.
Eger sen bizi bagislamaz, bize merhamet
etmezsen, hiç süphesiz hüsrana ugrayanlardan
olacagiz" (A´raf Sûresi. 23)
Görülüyor ki, Hz. Adem (A.S.) ve Havva
yaptiklarina pisman olarak hemen tevbeye
yönelmisler ve Allah (C.C.)'in rahmetinden ümit
kesmemislerdir.
Nitekim ulu Allah (C.C.)söyle buyuruyor:
"Allah'in rahmetinden sakin ümit kesmeyiniz" (Zümer
Sûresi. 53)
Iblise gelince, o ne günahini itiraf etmis, ne
yaptigina pisman olmus, ne kendini suçlamis ve
ne de tevbe etmeye yönelmis, üstelik de Allah
(C.C.)'in rahmetinden ümit kesmis, kendini
begenmistir.
Her kim ki, tutumu seytan gibi olursa tevbesi
kabul edilmez. Buna karsilik günah isledikten
sonraki tavri Hz. Adem (A.S.) gibi olanlarin
tevbelerini Allah (C.C.) kabul eder. Çünkü
kaynagi nefsi arzularin azginligi olan her
günahin affedilmesi umulur, ama kendini
begenmislige dayanan hiç bir günahin affedilmesi
beklenemez. Hz. Adem'in (A.S.) kusuru nefsi
arzularin azginligina dayaniyorken seytanin
günahi ise kendini begenmislikten ileri
geliyordu.
Anlatildigina göre Iblis bir gün Hz. Musa'ya
(A.S.) gelir ve ona sorar ki:
«Allah (C.C.)'in kendisine elci olarak seçtigi
ve zaman zaman konustugu kimse sen misin?»
Hz. Musa (A.S): «evet, fakat sen kimsin ve ne
istiyorsun» diye karsilik verir.
Seytan kendini tanitmadan Hz. Musa'ya (A.S.) su
teklifte bulunur, «Allah (C.C.)'ina bildir ki
yaratiklarindan biri senden tevbesinin kabul
ediimesini diliyor.»
Bunun üzerine Allah (C.C.)'dan Hz. Musa'ya
(A.S.) su vahiy gelir:
«ey Musa, ona de ki, senin hatirin için dilegini
kabul ediyorum. Yalniz ona Hz. Adem (A.S)'in
kabrine secde etmesini söyle. Eger secde ederse
tevbesini kabul ederek günahlarini
bagisalayacagim.»
Hz. Musa (A.S.) durumu seytana bildirince o
küplere biner, eski büyüklenme edasini yine
takinarak söyle der:
«ey Musa! Ben ona cennette iken secde etmemistim
de simdi ölüsüne mi secde edecegim.»
Rivayete göre cehennemde Iblis'in azabi
agirlastirilir ve ona «Allah (C.C.)'in azabini
nasil buluyorsun» diye sorulur, «olabileceginden
daha agir» diye cevap verir. Bunun üzerine ona
denir ki: «Adem, cennet bahcelerindedir. Ona
secde et, özür dile de bagislanasin.» Fakat o bu
teklifi kabul etmeye yanasmaz. Bunun üzerine
çektigi azab, bütün cehennemliklerin azabinin
yetmis bin kati kadar agirlastirilir.
Haberde bildirildîgine göre ulu Allah (C.C.),
her yüz bin senelik azab devresinden sonra
seytani cehennemden çikarir ve Hz. Adem'i (A.S.)
cennetten çikararak seytana ona secde etmesini
emreder, fakat seytan bu emre uymaya
yanasmayinca yeniden atese atilir.
Kardeslerim! Seytan'dan kurtulmak istiyorsaniz.
Allah (C.C.)'a sariliniz. O'na sigininiz.
Kiyamet günü gelince meydana atesten bir kürsi
kurulur, üzerinde Iblis çikar, bütün seytanlar
ve kâfirler çevresinde toplanir, sesi aniran bir
esek sesi gibidir, söyle konusur, «ey
cehennemlikler! Allah (C.C.)'in daha evvel
va'dettikleri bugün nasil buldunuz?»
Etrafindakiler hep bir agizdan hepsi dogruymus»
derler.
Seytan da onlara der ki: «bu gün merhametten
umut kestigim bir gündür.» Bunun üzerine Allah
(C.C.) meleklere onu ve yardakçilarini atesten
topuzlarla dövmelerini emreder. Ebediyen çikarma
emri duymaksizin kirk sene burada iskence
çekerler. Cehennem azabindan Allah (C.C.)'a
siginiriz.
Anlatildigina göre Kiyamet günü Iblis mahsere
getirilir, daha önce kurulan atesten bir koltuga
oturmasi emredilir. Boynunda lanet halkasi
vardir. Allah (C.C.) azab meleklerine onu
oturdugu koltuktan sürükleyerek cehenneme
atmalarini emreder. Fakat boynundaki halkaya
asilan melekler, onu sürüklemeyi basaramazlar.
Bunun üzerine Allah (C.C.) Cebrail (A.S)'e
yanina seksen bin melek alarak onu cehenneme
çekmelerini emreder, fakat o da basaramaz.
Arkasindan Allah (C.C.) Israfil (A.S) ve Azrail
(A.S)'e de yanlarina alacaklari seksen biner
kisi ile birlikte ayni emri verir, fakat bunlar
da onu yerinden kipirdatamaz. Bunun üzerine
Allah (C.C.) buyurur ki:
«boynunda o lanet halkasi varken yaratmis
oldugum bütün meleklerin bin kac kati bile
biraraya gelseler, onu cehenneme tasiyamazlar.!»
Anlatildigina göre, Iblis'in birinci kat gökte
iken ismi «Abid», ikinci kat gökte iken ismi «Zahid»,
üçüncü kat gökte iken ismi «Arif», dördüncü kat
gökte iken ismi «Veli», besinci kat gökte iken
adi «Taki», altinci kat gökte iken adi «Hazin»,
yedinci kat gökte iken adi «Azazil» idi.
Fakat Levh-i Mahfuz'daki adi. «iblis» idi. o
sonunda basina gelecek olanlari bilmiyordu. Ulu
Allah (C.C.) kendisine Hz. Adem'e (A.S.) secde
etmesini emredince Allah (C.C.)'a dedi ki:
«onu benden üstün mü tutuyorsun? Ben ondan daha
hayirliyim. Beni atesten onu ise çamurdan
yarattin», Allah (C.C.) seytana «ben diledigimi
yaparim» diye cevap verdi.
Kendini daha serefli gördügü için burun
kivirarak ve tepeden bakarak Hz. Adem'e (A.S.)
secde edecegi yerde arkasini çevirdi, diger
bütün melekler bu emre uyarak kapandiklari
secdede uzun bir müddet beklerken o sipsivri
olarak ayakta kaldi.
Melekler baslarini kaldirip da onun kendileri
ile birlikte secde etmemis oldugunu görünce
sükür maksadi ile ikinci sefer secdeye
kapandilar. O ise arkadaslarina yan yan bakarak,
onlara katilmayi asla düsünmeyerek ve Allah
(C.C.)'in emrini kirdi diye hic bir pismanlik
duymayarak yine tek basina eyakta kaldi.
Bunun üzerine Allah (C.C.) yakisikli vücudunu
bozdu, onu domuz suretine çevirdi, basini deve
basi ve gögsünü büyük deve hörgücü biçimine
koydu, yüzü maymun yüzüne döndü, gözleri yüzü
boyunca uzanan iki yarik halini aldi. Burun
delikleri hakamet çanagi gibi acildi, dudaklari
ökuzünkilere döndü, azi disleri domuzunkiler
gibi agzindan disariya firladi, sakali yolundu,
çenesinde sadece yedi seyrek tüy kaldi.
Allah (C.C.) onu önce cennetten, sonra gökten ve
daha sonra yeryüzünden kovarak adalara sürdü.
Simdi yeryüzüne ancak gizli gizli ayak
basabiliyor. Kâfirlerden biri oldugu için Allah
(C.C.)'in laneti Kiyamet gününe kadar onunla
birliktedir.
Oysa ki, daha önce yakisikli, dört kanadli,
bilgili, çok ibadet istelen, meleklerin Tavusu
ve en büyügü olan, daha bir çok imrenilir,
sifatlar tasiyan bir kimse idi. Bunlarin hiç
birisinin ona faydasi olmadi. Bundan herkesin
ibret almasi gerekir.
Söylendigine göre Iblis tuzaga düsürülünce
Cebrail (A.S) ve Mikâil (A.S) aglamaya baslarlar.
Allah (C.C.), onlara «niye agliyorsunuz» diye
sorar. Onlar da «sana varan yolda tuzaga
düsmeyecegimizden emin degiliz» derler. Ulu
Allah (C.C.) da onlara «iste öyle olunuz, benim
yolumda tuzaga düsmeyeceginize hiç bir zaman
güvenmeyiniz» buyurur.
Anlatildigina göre Iblis, Allah (C.C.)'in
katinden kovulunca O'na der ki:
«ey Rabb'im! Adem yüzünden beni cennetten
kovdun. Ben ondan kendi basima öç alamam, ancak
sen beni üzerine salarsan öcümü alabilirim!»
Allah (C.C.) ona: «seni onun ogullari üzerine
satiyorum, çünkü peygamberler senin tuzagindan
korunmuslardir» diye karsilik verir.
O "daha baska imkanlar istiyorum" der. Allah
(C.C.) ona "O´nun soyundan gelen her cocuga
karsilik senin soyun iki kat hizla üreyecek"
diye cevap verir.
Seytan yine "daha da isterim" der. Allah (C.C.)
ona "onun soyundan gelenlerin kalbleri senin
yatagindir, onlarin damarlarinda dolasabilirsin"
diye karsilik verir.
Seytan yine "daha da isterim" der. Allah (C.C.)
ona "atli yaya bütün yardakcilarini onun
soyundan gelenlerin üzerine sal, mallarina ortak
ol, yani haram yollardan kazanarak mesru olmayan
yerlere sarfetmelerini saglamaya calis.
Cocuklarina ortak ol, yani onlarin haram
yollardan veya günah olan ciftlesme sekilleri
ile cocuk peydahlamaya calis, cocuklarina
putperestlik inancini hortlatan isimler
taktirmaya calis, batil dinlere ve gayri mesru
mesleklere yönlendirilmelerine sebeb ol. Onlari
kandirabilmek icin bol bol asilsiz vaadlerde
bulun.
Mesela putlarin koruyuculuguna güvenmelerini
saglamaya calis. Babalarinin soylulugundan medet
ummayi tavsiye et, tevbeyi sonraya
birakabilecekleri hususunda onlari kandirmaya
calis", diye cevap verdi."
Seytanin bu tuzagina karsi Hz.Adem (A.S) de
Allah (C.C.) der ki, "Ya Rabbi! Onu benim
üzerime saldin, eger senin yardimin olmazsa ona
karsi kendimi savunamam"
Allah (C.C): Hz.Adem (A.S)´e "Senin soyundan her
yeni dogan cocugun basina meleklerden bir
koruyucu veriyorum" diye cevap verir.
Hz.Adem (A.S): "Daha cok isterim" der. Allah
(C.C.) ona: "iyiliklerin mükafati on kattir"
diye karsilik verir. Hz.Adem (A.S) "Daha da
isterim" der. Allah (C.C) ona: "zürriyetinin
canlari cikmadikca tevbe etme imkani ellerinden
almam" diye cevap verir.
Hz.Adem (A.S) "Daha da isterim" der. Nihayet
Allah (C.C.) "ince eleyip sik dokumadan onlari
affederim" diye cevap verince, Hz.Adem (A.S)
"Bununla yetiniyorum der.
Bunun üzerine iblis tekrar ortaya cikarak der
ki: "Ya Rabb´i! Adem´in soyundan peygamberler
yarattin, onlara kitaplar indirdin, hani benim
elcilerim?" Allah (C.C.) "Kahinler" diye cevap
verir. Seytan: "Kitaplarim ne olacak?" diye
sorar. Allah (C.C.): "Vücudlara dögmeler yolu
ile islenen yazi ve resimler" cevabini verir.
Seytan: "Sözüm ne olacak?" der. Allah (C.C.):
"Yalan" diye karsilik verir. Seytan: Kur-an´im
ne olacak?" der. Allah (C.C.): "Siir" diye cevap
verir. Seytan: "Müezzinim kim olacak?" der.
Allah (C.C.): "Calgi aletleri" diye cevap verir.
Seytan: "Mescidim neresi?" der. Allah (C.C.): "Carsi
ve Pazar" diye karsilik verir. Seytan «"evim
neresi?" diye sorar. Allah (C.C.) "Hamam" diye
cevap verir. Seytan: "yiyecegim ne olacak?" der.
Allah (C.C.): "TÜzerinde adim anilmayan her
türlü gida maddesi" diye karsilik verir.
Seytan: "Ne içecegim?" der. Allah: (C.C.) "Sarhosluk
veren bütün içecekler senin" karsiligini verir.
Seytan: "Tuzaklarim neler olacak?" der. Allah
(C.C.): "Kadinlar" cevabini verir.
|