|
KADININ SESİ HARAM MI?
İslamiyet kişiyi fitne ve fesada sürükleyen
görüntü, davranış ve hallere karşı koruyucu
tedbirler alır. Diğer yandan insana verilmiş
olan özellik, kabiliyet ve farklılıklar bir
başkasının vebal altına girmesine sebep
olmamalı, yanlış duygulara kapılmasına meydan
vermemeli, nefsini azdırmamalıdır. Yaratıcı
tarafından kadına ihsan edilen sesi de bu
çerçeve içinde düşünmek gerekir. Esas itibariyle
hiç bir varlığın sesi mutlak olarak haram ve
günah sınıfına sokulmaz. Başta Hanefi ve Şafii
imamları olmak üzere mezhep sahibi müçtehid
imamlarımızın kanaatleri de bu yöndedir. Fıkıh
kitaplarında şu hükmü görüyoruz:"Cumhura göre
kadının sesi avret değildir." Yani kadının sesi
haram değildir. "Kadının sesi avret değildir.
Çünkü kadın alışveriş yapar, mahkemede
şahitlikte bulunur. Bunun için sesini yükseltmek
zorunda kalır." (Tefsirü Ayati-l Ahkam 2:167)
Kadın sesinin avret olmadığının gerekçesi
islamın ilk uygulamalı devri olan Saadet
asrıdır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) sahabi hanımlarla
konuşmuş, onların sorularına cevap vermiş,
şikayetlerini dinlemiş, ihtiyaç ve talepşerini
karşılamıştır.
Sahabiler gerek Peygamberimizin hanımlarına,
gerekse diğer hanım sahabilere hadis ve benzeri
durumlarda sorular sormuş, konuşmuş ve bazı
konularda bilgiler almışlardır.
Sahabe döneminde kadınlar, halifelere
şikayetlerini dile getirmiş ve dini konularda
diğer sahabilere bilmediklerini sorup
öğrenmişlerdir.
Ancak, diğer bütün mübah meselelerin mahiyet
değiştirip mahzurlu hal almasında olduğu gibi,
kadının sesi meselesinde de aynı durum söz
konusudur. Kadının sesi mübah, masum ve masum
olmasına karşılık hangi sebeplerden dolayı
"avret" olur, yabancı erkeklerin dinlemesine
"haram" olur.
Ahzab Süresinin 32. ayet-i kerimesi bu husustaki
ölçüyü Peygamber hanımlarının şahsında şöyle
veriyor.
"Ey Peygamber hanımları! Siz herhangi bir kadın
gibi değilsiniz. eğer halinize layık bir takva
ile korunacaksanız, yabancılarla cazibeli bir
şekilde konuşmayın ki, kalbinde fesat bulunan
kimse bir ümide kapılmasın. Konuşurken ciddiyet
ve ağırbaşlılıkla söz söyleyin."
Bu konuda erbabının söyledikleri ile bitirelim:
Müfessir Vehbi Efendi tefsirinde:
"Söylediğiniz söz fitneye sebep olmasın. Yani
cazibeli ve ecanibi şüpheye düşürecek bir halde
edalı ve naz ü istiğna ile söylemeyin" şeklinde
izah getirmektedir.
Elmalı bu ayetin tefsirini şöyle yapmaktadır:
"Ey Peygamberin hanımları! Siz genel olarak
kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Sizde
diğer kadınlarda bulunmayan nitelikler var:
Peygamberlerin en hayırlısının hanımları ve
bütün müminlerin anaları olmak niteliklerine
sahipsiniz. Eğer sakınırsanız, bu özel
niteliklerinizi korursanız yahut durumunuza
uygun takva ile korunacaksanız -bu şart bir mânâ
ile yukarının, bir mânâ ile aşağının kaydıoluyor-
Sözü yumuşak ve tatlı bir eda ile söylemeyin,
bir söz söylendiği zaman sakın yılışık bir
biçimde cevap vermeyin ve söylerken yayılarak,
kırıtarak söylemeyin de kalbinde hastalık
bulunan, kalbi çürük, kötülüğe yüz tutmuş
kimseler kötü bir şey ümit etmesin. Ve uygun ve
ciddi söz söyleyin; yani yapmacılıktan uzak,
ağırbaşlılık ve ciddiyetle dosdoğru söyleyin
veya sert olsa da makul ve meşru güzel söz
söyleyin."
İbni Abidin:
"Tercih edilen görüşe göre kadının sesi avret
değildir.... Yalnız kadınların yüksek sesle
konuşmalarını, seslerini uzatmalarını,
yumuşatmalarını ve nağmeli bir şekilde
okumalarını caiz görmüyoruz. Çünkü bunlarda
erkekleri kendine meylettirmek ve şehvetlerin
tahrik etmek vardır." (Reddü'l Muhtar 1:467)
Kaynak:
1) Bu yazı büyük ölçüde, Aileye Özel Fetvalar,
Mehmed Paksu, Nesil Yayınları, isimli eserden
özetlenerek alınmıştır. Daha geniş açıklamalar
ve örnekler söz konusu kitapta bulunmaktadır. |