|
YÖNETİM, ZULÜM, İTAAT, İSYAN...
921. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem
buyurdu:
"Peygamberlik hilafeti otuz senedir, ondan sonra
Allah mülkü istediğine verir."
Sefine radıyallahu anh. Buhârî.
922. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem
buyurdu:
"Hepiniz gözeticisiniz, gözettiklerinizden
sorumlusunuz. Lider bir gözeticidir,
yönettiklerinden sorumludur. Adam ailesinin
gözeticisidir, onlardan sorumludur. Kadın,
kocasının evinde gözeticidir, görevli olduğu
işten sorumludur. Hizmetçi, efendisinin malının
gözeticisidir, ondan sorumludur..."
İbn Ömer radıyallahu anh. Buhârî.
923. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem
buyurdu:
"Adil davrananlar, Allah katında, Rahmanın
sağındaki nurdan minberler üstündedirler. Onlar,
hükümlerinde ve ailelerinde, başta bulundukları
sürece âdil davrananlardır."
İbn Amr radıyallahu anh. Müslim.
924. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem
buyurdu:
"Ey Ebû Zer! Sen zayıfsın, görev ise bir
emanettir. O, sorumlu olduğu görevi tam
anlamıyla yapıp, hakkını verenlerden başkası
için utanma ve pişmanlıktır."
Ebû Zer radıyallahu anh. Müslim.
925. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem
buyurdu:
"Ey Abdurrahman! Baş olmayı isteme, eğer isteğin
üzerine o görev sana verilirse, onunla başbaşa
bırakılırsın. Şâyet sen istemeden sana
verilirse, o işde yardım görürsün."
Abdurrahman radıyallahu anh. Buhârî.
926. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem
buyurdu:
"Siz, baş olmak isteyeceksiniz, hem de büyük bir
istekle. Ancak bu, sizin için kıyamette bir
pişmanlık olacaktır. O yüksek makam ne güzel
sütannedir! Ondan ayrılmak da memeden
ayrılmaktan zordur!"
Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.
927. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem
buyurdu:
"Allah, bir yönetici için iyilik isterse, ona
iyi bir yardımcı ihsan eder ki, unuttuğu zaman
hatırlatır, hatırladığı zaman da ona yardım
eder.
Hayrını istemezse, ona kötü bir yardımcı verir
ki, unutunca hatırlatmaz, hatırlayınca da yardım
etmez."
Aişe radıyallahu anha. Ebû Dâvud.
928. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem
buyurdu:
"Kim, ihtiyacını ulaştıramayan bir kimsenin
ihtiyacını yetkiliye ulaştırırsa, ayakların
kaydığı günde, Allah onun ayaklarını kaydırmaz."
Ebû Derda radıyallahu anh. Bezzâr.
929. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem
buyurdu:
"Yöneticiye öğüt verecek biri, herkesin yanında
konuşmasın, başbaşa kalabilecekleri bir yere
götürüp, orada konuşsun. Kabul ederse iyi,
etmezse o kendi görevini yapmış olur."
Iyad radıyallahu anh. Ahmed.
930. Ebû Bekir, halife seçildikten üç gün sonra
kürsüye çıktı ve insanlara şöyle hitap etti:
"Ey insanlar! Benim seçilmem, sizi yönetmeye
aşırı istekli olmamdan değildi, bozgunculuktan
ve ihtilaflardan korkmuştum. Şimdi işi size
bırakıyorum, istediğinizi başınıza
getirebilirsiniz!"
insanlar hep bir ağızdan şöyle cevap verdiler:
"Biz seni kabul ettik, bırakmayız!"
Enes radıyallahu anh. Rezîn.
931. Bir adamın, Allah Resûlü sallallahu aleyhi
ve selleme şunu sorduğunu duydum:
"Başımıza hakkımızı vermeyip, haklarını bizden
isteyen başkanlar geçerse, nasıl davranalım?"
"Onları dinleyin, itaat edin! Onların
işledikleri kendilerine, sizin işledikleriniz
sizedir."
Vâil radıyallahu anh. Müslim.
932. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem
buyurdu:
"Müslümanın dinleyip itaat etmesi gerekir,
hoşuna gitsin veya gitmesin. Ancak, günah
emredilince ne dinlenir, ne de itaat edilir."
İbn Ömer radıyallahu anh. Buhârî.
933. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem
buyurdu:
"Kim başkanında hoşlanmadığı bir durum görürse,
sabretsin. Çünkü, kim topluluktan ayrılırsa,
câhiliye ölümü ile ölmüş olur."
İbn Abbas radıyallahu anh. Buhârî.
934. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem
buyurdu:
"Sizi yöneten büyüklerinize sövmeyin! Onların
iyi olmaları için dua edin. Çünkü onların iyi
olmaları, sizin iyi olmanız demektir."
Ebû Ümâme radıyallahu anh. Taberânî.
935. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem
buyurdu:
"Benim ümmetim sapıklık üzerine bir araya
gelmez. Onun için topluluktan ayrılmayın!
Allahın kudret eli topluluk üzerindedir."
İbn Ömer radıyallahu anh. Taberânî.
936. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem
buyurdu:
"Şunu iyi dinleyip kulak verin: Benden sonra
başkanlar gelecektir. Kim onların yanlarına
girip de, yalanlarını doğrulayıp, zulümlerine
yardımcı olursa, o benden değildir, ben de ondan
değilim. Bu kimseler, cennetteki havuzumun
başında yanıma gelemezler.
Kim de onların yanına girip, zulümlerine
yardımcı olmaz, yalanlarını da doğrulamazsa, o
bendendir, ben de ondanım. Ayrıca, bu kimseler,
havuzumun başında yanıma da gelecektir."
İbn Ucre radıyallahu anh. Tirmizî.
937. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, beni
mescidde gördü:
"Bir gün seni o mescidden çıkardıklarında hâlin
nice olur?" buyurdu.
"Ben de Şama giderim."
"Oradan da çıkartırlarsa hâlin nice olur?"
"Alırım kılıcımı, ölünceye kadar savaşırım."
"Sana bundan daha iyisini göstereyim mi... Seni
sürdükleri yere git! Seni gönderdikleri yere
var! Bana kavuşuncaya kadar öylece kal!"
buyurdu.
Ebû Zer radıyallahu anh. Ahmed.
938. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem
buyurdu:
"Başınızda bazı önderler olacak, bir kısım
sünnetleri terk edecekler. Siz de onları terk
ettiğiniz zaman, bu defa bir kısmını daha terk
edecekler. Siz de terk ettiğinizde, işte o zaman
en büyük belayı başınıza getireceklerdir!"
İbn Mesûd radıyallahu anh. Taberânî.
939. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem
buyurdu:
"Benden sonra başınıza, sizin iyi gördüklerinizi
kötü, kötü gördüklerinizi iyi kabul edecek bazı
insanlar geçecektir. Şunu iyi bilin ki, Allaha
başkaldırana itaat yoktur."
Ubâde radıyallahu anh. Ahmed.
940. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem
buyurdu:
"Size, Allahtan korkmanızı, dinleyip itaat
etmenizi tavsiye ederim. Habeşî bir köle bile
olsa, ona itaat edin. Benden sonra yaşayanlar,
birçok karışıklıklar göreceklerdir.
Onun için benim sünnetime, hidâyete ermiş doğru
yolda olan râşid halifelerin sünnetine sarılın.
Ona sımsıkı sarılın, azı dişlerle ısırıp
bırakmayın.
Sonradan uydurulmuş işlerden uzak durun. Çünkü
sonradan uydurulmuş her şey bidattır. Her bidat
da sapkınlıktır."
Zeyd radıyallahu anh. Tirmizî |